Kaspersky, Yapay Zekâ Odaklı Yeni Dünyada Dijital Alışkanlıkları Güncellemenin Yollarını Paylaşıyor

tarafından
1
Kaspersky, Yapay Zekâ Odaklı Yeni Dünyada Dijital Alışkanlıkları Güncellemenin Yollarını Paylaşıyor

Yapay zekâ (YZ) araçlarıyla donatılmış akıllı cihazların ve ” kesintisiz çalışan dijital hizmetler” hizmetlerin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, birkaç yıl öncesinin siber güvenlik alışkanlıkları artık yeterli gelmeyebiliyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerinden, kullanıcıları kişisel bilgilerini paylaşmaya teşvik eden sosyal medya akımlarına kadar dijital etkileşim biçimleri hızla evriliyor. Günümüzde güvende kalmak, dijital alışkanlıklarda küçük ancak bilinçli değişiklikler yapmayı gerektiriyor. Küresel siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketi Kaspersky uzmanları, çevrimiçi ortamda korunmaya yardımcı olacak şu tavsiyeleri paylaşıyor:

1. Doğrulama taleplerine karşı temkinli olun. Günümüzde pek çok dolandırıcılık yöntemi; hesap onayı, ödeme bilgisi güncellemesi veya giriş denemesi onayı gibi meşru doğrulama süreçlerini taklit ediyor. Kullanıcılar sıkça karşılaştıkları güvenlik uyarılarına alıştıkları için bu taleplere düşünmeden yanıt verebiliyor. Doğrulama kodlarını veya kişisel bilgilerinizi paylaşmadan önce durup düşünün; talebin doğruluğunu resmi web siteleri üzerinden veya hizmet sağlayıcıyla doğrudan iletişime geçerek teyit edin.

2. Sağlıklı yapay zekâ kullanım alışkanlıkları edinin. Yapay zekâ asistanları, sohbet botları ve içerik üretim uygulamaları her ne kadar kolaylık ve eğlence sunsa da, bu platformlara yüksek çözünürlüklü fotoğraflar veya kişisel bilgiler yüklemek ciddi gizlilik riskleri barındırıyor. Yüz görüntüleri biyometrik kimlik doğrulayıcı olarak kullanılabilir; bir kez paylaşıldığında bu verilerin nasıl saklandığı veya yeniden kullanıldığı üzerindeki kontrolünüz sınırlı kalabilir. YZ araçlarını kullanmadan önce gizlilik politikalarını inceleyin, paylaştığınız kişisel verileri asgari düzeyde tutun ve hassas belgeleri yüklemekten kaçının.

3. Yapay zekâ konusunda “dersinize çalışın”. Ebeveynler için yapay zekâ asistanlarının yaygınlaşması yeni bir sorumluluk alanını beraberinde getiriyor. Bu araçlar eğitimi interaktif ve oyunlaştırılmış hale getirse de çocuklar verilerinin nasıl kullanıldığını ve işlendiğini tam olarak anlamadan veya aldıkları yanıtları eleştirel bir süzgeçten geçirmeden ödev desteği ya da eğlence amacıyla bu araçlara yönelebiliyor. Sorumlu YZ kullanımı, gizlilik farkındalığı ve aşırı bilgi paylaşımının riskleri üzerine yapılacak açık iletişim, çocukların erken yaşta güvenli dijital alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olacaktır.

4. Çevrimiçi aboneliklerinizi düzenli olarak gözden geçirin. Dijital ayak izini azaltmak, basit ama çoğu zaman göz ardı edilen bir adımdır. Zamanla kullanılmayan abonelikler, atıl hesaplar ve unutulmuş uygulamalar kişisel verilerin ve ödeme bilgilerinin birikmesine neden olur. Abonelikleri düzenli olarak gözden geçirmek, kullanılmayan hesapları silmek ve hangi uygulamaların kişisel verilere erişimi olduğunu kontrol etmek, olası veri sızıntısı risklerini önemli ölçüde azaltır.

5. Cihazlarınızı ve evinizi güvence altına alın. Cihazların kullanım ömrü ve güvenliği ve akıllı ev güvenliği de bu süreçte kritik rol oynuyor. Artık güvenlik güncellemesi almayan eski cihazlar, yamalanmamış açıklar barındırabilir. Akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, yönlendirici (router) ve akıllı ev sistemlerinin en güncel aygıt yazılımını (firmware) kullandığından; güçlü parolalar ve çok aşamalı kimlik doğrulama ile korunduğundan emin olun. Bağlı cihazlardaki varsayılan şifreleri değiştirmek ve ev Wi-Fi ağını güvenli hale getirmek, hem kişisel verileri hem de fiziksel yaşam alanını korumak için temel adımlardır.

Teknoloji ve yapay zekâ günlük yaşamla daha entegre hale geldikçe, güvenlik artık radikal önlemlerden ziyade tutarlı ve bilinçli alışkanlıklarla ilgili bir meseleye dönüşüyor.

Kaspersky Orta Doğu ve Afrika Teknik Uzmanı Brandon Muller, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Teknoloji hızla gelişiyor ve çevrimiçi davranışlarımız da bu hıza ayak uydurmalı. Gizlilik ayarlarını, uygulama izinlerini ve bağlı üçüncü taraf hizmetlerini gözden geçirmeye vakit ayırın; artık ihtiyacınız olmayan her şeyi sisteminizden kaldırın. Neleri paylaştığımız, talepleri nasıl doğruladığımız ve cihazlarımızı nasıl yönettiğimiz konusunda daha temkinli davranarak, modern siber risklere maruz kalma oranımızı düşürebilir ve yeni teknolojilerin avantajlarından güvenle yararlanabiliriz.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı