Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Uyuşturucu akışını kesmek, terörün finansal damarını kesmektir!”

tarafından
1
Prof. Dr. Sevil Atasoy:   “Uyuşturucu akışını kesmek, terörün finansal damarını kesmektir!”

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde gerçekleştirilen 5. Antalya Diplomasi Forumu kapsamında düzenlenen “Terörle Mücadele: Uluslararası İşbirliğinin Yeniden Sahiplenilmesi” panelinde önemli değerlendirmelerde bulundu.

17-19 Nisan 2026 tarihlerinde İngiltere Dışişleri Bakanlığında DEAŞ Karşıtı İletişim Birimi Başkanı Martyn Warr’ın moderatörlüğünde düzenlenen panele; Prof. Dr. Sevil Atasoy’un yanı sıra Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa, Mozambik Milli Savunma Bakanı Cristovao Artur Chume, Uluslararası Kriz Grubu (ICG) Kıdemli Danışmanı Dareen Khalifa, Finlandiya Dışişleri Bakanlığı Dış ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Outi Holopainen ve NATO Harekâttan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Vekili Burcu San da katıldı.

Küresel güvenliğin görünmeyen kilit aktörü: INCB!

INCB’nin yalnızca bir “uyuşturucu denetim kurumu” olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sevil Atasoy, kurulun küresel güvenlik mimarisinin kritik bir unsuru olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler sistemi içinde bağımsız bir organ olarak faaliyet gösteren INCB’nin, uyuşturucu ticareti ile terörün finansmanı arasındaki bağı kesmeye yönelik en somut ve operasyonel araçlardan biri olduğunu belirten Atasoy, Kurulun üç uluslararası sözleşmeden aldığı yetkiyle devletler arasında gerçek zamanlı bir güvenlik ağı kurduğunu ifade etti.

1988 Sözleşmesi, terör finansmanına doğrudan müdahale

Atasoy, özellikle 1988 tarihli sözleşmenin yalnızca uyuşturucu maddeleriyle değil, bu maddelerden doğan yasa dışı ekonomik sistemlerle de mücadele etmesi bakımından “oyun değiştirici” olduğunu vurguladı.

Bu çerçevenin kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele eden uluslararası mekanizmalarla birlikte çalışarak çift yönlü bir etki yarattığını belirten Atasoy, “Bir yandan kaynağı kurutuyor, diğer yandan finansal sistem içindeki akışı kesiyoruz.” dedi.

Tehdit daha oluşmadan engelleniyor!

INCB’nin sahadaki etkilerine de değinen Atasoy, öncül kimyasalların izlenmesi sayesinde yasa dışı üretimin daha başlamadan engellenebildiğini ifade etti.

Yakın zamanda tonlarca fentanil öncülünün saptırılmasının önlendiğini hatırlatan Atasoy, bunun milyarlarca ölümcül dozun piyasaya girmesini engellediğini belirterek, “Bu, terörün finansmanını daha doğmadan kesmek anlamına gelir.” dedi.

“Artık parçalı değil, bütünleşik bir tehditten söz ediyoruz”

Prof. Dr. Sevil Atasoy günümüzde terör örgütleri, organize suç şebekeleri ve dijital platformların birbirine entegre olduğu yeni bir tehdit modeliyle karşı karşıya olunduğunu belirtti.

Bu yapının esnek, sınır aşan ve hızla uyum sağlayabilen bir karakter taşıdığını ifade eden Atasoy, “Artık parçalı değil, bütünleşik bir tehditten söz ediyoruz. Bu da mücadeleyi çok daha karmaşık hale getiriyor.” dedi.

Uyuşturucuyla mücadele aynı zamanda terörle de mücadele…

Konuşmasının en dikkat çekici bölümünde uyuşturucu ile mücadele ile terörle mücadelenin ayrılmaz hale geldiğini ifade eden Atasoy; “Uyuşturucu kaçakçılığını engellediğinizde, sadece bir suç türünü değil, terörün finansal yaşam hattını, damarını kesmiş olursunuz.” ifadelerini kullandı.

Finansman zafiyeti güvenlik açığı yaratıyor!

Uluslararası mekanizmaların yeterli kaynakla desteklenmemesi durumunda ciddi boşluklar oluşacağını belirten Atasoy, bu boşlukların suç ve terör ağları tarafından istismar edildiğini ifade etti.

Atasoy, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Daha güvenli ve öngörülebilir bir gelecek mümkündür. Ancak bunun yolu, çok taraflı iş birliğini güçlendirmekten geçiyor.”

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı