“Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler” panelinde yeni dönem dinamikleri tartışıldı

tarafından
1
“Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler”   panelinde yeni dönem dinamikleri tartışıldı

Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026 kapsamında Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin katkısıyla düzenlenen “Çoklu Krizler Çağında Küresel Düzen ve Riskler” başlıklı panelde; küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan ekonomik, jeopolitik ve toplumsal kırılmaların dünya düzenine etkileri kapsamlı biçimde değerlendirildi. Panelde, değişen güç dengeleri, artan belirsizlik ortamı ve Türkiye’nin bu yeni denklemdeki stratejik konumu çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Ahu Tanrıkulu’nun üstlendiği panelde; Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Evren Balta ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız konuşmacı olarak yer aldı. 

Küresel Riskler Raporu’nun dünyanın artık istisnai değil kalıcı bir belirsizlik dönemine girdiğini net biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, “Küresel Riskler Raporu, dünya genelinde 11 binden fazla iş insanı, akademisyen, kanaat önderi ve politikacı ile gerçekleştirildi. Bu denli geniş bir ekosistemden ortaya çıkan bu rapor, hepimiz için ciddi bir referans kaynağı olarak riskleri mercek altına alıyor. Raporda yer alan ilk 5 risk; ekonomik karışıklık, silahlı çatışmalar, olağanüstü hava olayları, toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon. Önümüzdeki iki yıl için beklenen riskler de jeoekonomik karışıklık ve silahlı çatışmaların öne çıkması. Bu risklerin gerçekleştiğini görüyoruz. Araştırmaya katılan karar alıcıların yüzde 90’ının kötümser, yüzde 50’sinin ise felaket senaryosu beklemesi, tarihimizdeki en yüksek karamsarlık seviyesine işaret ediyor. 

Küresel ölçekte yaşanan çoklu krizler, dünya düzeninin köklü bir dönüşümden geçtiğini gösteriyor. Bu yeni dönemde kurumlar için asıl fark yaratan, belirsizliği doğru okuyabilmek ve değişen risk ortamına karşı proaktif ve entegre bir yaklaşım geliştirebilmektir. Jeopolitik, ekonomik ve teknolojik gelişmeleri birlikte okuyabilen, dayanıklılığı merkeze alan bütüncül stratejiler geliştirmek kritik önem taşıyor. Bu ortamda Türkiye’ye bakacak olursak, ülkemizin 900 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmi bulunuyor ve Türkiye dünya ekonomik sistemine entegre bir yapıda. Türkiye olarak çok olumlu bir yoldayız. Doğru ekonomik ve politik hamlelerle yükselişimize devam edeceğiz” dedi.

Panelde, küresel sistemde artan kırılganlıkların ekonomik etkilerin ötesinde politik, sosyolojik ve psikolojik sonuçlar da doğurduğu ifade edildi. Özellikle son dönemde tırmanan jeopolitik gerilimlerin bölgesel sınırları aşarak küresel riskleri derinleştirdiği belirtilirken, bu risklerin ekonomi üzerindeki belirleyici etkisinin giderek arttığına işaret edildi. Bu çerçevede, iş dünyasının daha dirençli, esnek ve öngörü odaklı stratejiler geliştirmesi gerektiğinin altı çizildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı